Çiftçisine tam destek veren Yonca’da domates sezonu bereketi

Temmuz sonunda başlayan ve Eylül sonuna kadar devam edecek olan domates hasadı, Yonca Gıda için yılın en önemli dönemlerinden birini işaret ediyor. Bu dönemde işlenen taze domatesler salça, rendelenmiş domates, pizza sosu ve ketçabın yanı sıra barbekü ve makarna sosu gibi çok çeşitli ürüne dönüşüyor. Yonca Gıda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rıza Seyyar, domates sezonunun bu yıl hem Türkiye genelinde hem de Yonca Gıda özelinde nasıl geçtiğini değerlendirdi

Yonca Gıda’nın çiftçileriyle çalışma şeklinden bahseder misiniz? 
Manisa, Torbalı, Uşak, Afyon ve Balıkesir’de 42 sözleşmeli çiftçimiz var. Çiftçilerimizle çalışmaya, toprak ve su analizleriyle başlıyoruz. Ziraat mühendislerimiz, şirketimizin kalite standartlarına, renk ve briks değerlerine uygun, hastalıklara dayanıklı tohumları seçerek fidan haline getirdikten sonra çiftçilerimize teslim ediyor ve dikimden hasat bitimine kadar olan sürede sözleşmeli alanların sürekli kontrolünü sağlıyor. Domateste özellikle pestisit, yani zirai ilaç kalıntısı olmaması bizim açımızdan çok önemli. O yüzden, kullanılacak ilacın seçimi ve ilaçlama periyotlarının kontrolü gibi konular da ziraat mühendislerimizin takibinde gerçekleşiyor.

Üretimin her aşamasında yanında olduğumuz çiftçilerimizi, ayni ve nakdi yardımlarla da destekliyoruz. Bu sayede, sözleşmeli çiftçilerimizin başka finans kaynaklarına ihtiyaç duymadan tarımsal faaliyetlerini gerçekleştirmelerini sağlıyoruz. Bu çalışma modeli, çiftçilerimizin Yonca Gıda’ya olan bağlılığını pekiştiriyor. 20 yılı aşkın süredir birlikte çalıştığımız çiftçilerimiz var. Üreticimizle kurduğumuz uzun vadeli ilişki, hammaddeye ulaşım ve sürdürülebilirlik açısından sektörde en üst sıralarda yer almamızı sağlıyor.

Son haftalarda görsel ve yazılı basında, sanayi domatesi fiyatlarının çok düşük olduğu ve bu nedenle çiftçilerin zarara uğradığı haberleri yer alıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Türkiye’nin endüstriyel, yani salçalık domates ihtiyacı, ülkemizde kurulu tüm tesisler tam kapasiteyle çalıştırıldığında maksimum 2 milyon 600 bin ton seviyesinde. Buna ilave kuru domates ve benzeri ürünler için ihtiyaç duyulan hammadde toplamı da 600 bin ton civarında. Özetle, ülkemizin toplam sanayi domatesi ihtiyacı 3 milyon tonun biraz üzerinde. Buna göre, ülkemizde 350 bin dönümlük bir alanda sanayi domatesi ekimi gerçekleştirildiğinde, arz ve talep sağlıklı bir dengeye oturacak. Ancak bu yılın Mart ayından başlamak üzere, domatesin çok para edeceğinin gerek yazılı gerek görsel basında sıkça dile getirildiğini gördük. Bu popülist yaklaşımın sonucunda, bu yıl ülkemizde toplam 400 bin dönümün üzerinde bir sanayi domatesi ekimi gerçekleştirildi. Bu da sektör ihtiyacının yüzde 20-25 üzerinde bir rekolteyi getirdi. Talep dengeli olmakla birlikte, arzdaki bu fazlalık, çiftçinin ürün satış fiyatının maliyetinin altında gerçekleşmesi sonucunu doğurdu.

Ülkemizde, sanayi domatesi ekimi 350 bin dönümlük bir alanda gerçekleştiğinde, arz ve talep dengesi bozulmayacak; çiftçi ve sanayici açısından herhangi bir mağduriyet söz konusu olmayacak. Olaya Yonca özelinde baktığımızda, bu sene yaşanan mağduriyetin, bizimle uzun yıllardır çalışan sözleşmeli çiftçilerimiz için geçerli olmadığını memnuniyetle söyleyebilirim. Biz, Yonca Gıda olarak domates alımlarımızı, çiftçilerimizle Ocak ayında yaptığımız kontratta belirlediğimiz fiyat olan tarla teslimi 0,525 kuruştan, net yaklaşık fabrika maliyeti 0,600 kuruştan gerçekleştiriyoruz. Sadece domates için değil, kornişon, salatalık, biber ve benzeri tüm hammadde alımlarımızda da bu yöntemi kullanıyoruz.

Yonca Gıda’nın çiftçisiyle olan ilişkisi, kazan-kazan esasına dayalıdır. Sürdürülebilir hammadde temini ve sürdürülebilir üretim için en sağlıklı yapının bu olduğu açıkça görülmektedir.